HUZUR

Sonunu görmediğim bir yolda tek başıma yürüyorum. Yol boyunca dizilmiş ağaçlar patikanın ortasına doğru eğilmiş, yolu kapatmışlar. Her adımımla birlikte bir çift ağaç yukarı doğru kalkıyor.  Yeşil yapraklı dalların arasından süzülen güneş ışıkları ileride saklanan aydınlığın habercisi.
Benzer karanlık yollardan birçok kez yürüdüm. Ama bu yolda yürürken daha önce hissetmediğim bir duygu var içimde. Hoş bir melodi tutturmuş kuş sesleri, adımlarımı belli bir ritimle takip ediyor.
Çatallanan yolda birisi bekliyor. Yol ayrımına geldiğimde göz göze geliyoruz, gülümsüyor ve sessizce elini uzatıp bekliyor.
Hiç konuşmuyor ama elimi sımsıkı tutuyor. Adımlarımız yavaş. Konuşa konuşa yürüyen iki sevgili gibiyiz uzaktan bakıldığında.
Ardı ardına açılan yeşil yapraklı dalların sonunda önümüzde masmavi bir deniz beliriyor. Kumsala ulaşıp ayaklarımız sıcak kumlarla birleştiği vakit yol göstericim elimi sıkarak yüzüme bakıyor. Yüzünde beliren ifade; mutluluk. Gülümsüyorum. Ve gökyüzünden pembe bir güvercin geçiyor…

A.Kgil

Leave a comment

Your comment