Kalp Zamanı
“Hep aklımdasın, çok düşünüyorum seni, seninle konuşuyorum, senin o yabancı, siyah saçlı başını ellerimin arasına alıyorum, göğsündeki taşları itmek, karanfilli ellerini serbest bırakmak ve şarkı söylediğini duymak istiyorum. Durup dururken seni daha şiddetli düşünmeme yol açacak bir şey yaşamadım. Her şey eskisi gibi, işim var, başarılıyım, çevrem nedense erkeklerle sarılı ama bana pek bir şey ifade etmiyor bu: Sen, güzellik ve hüzün, akıp giden günlerin üzerine dağılıyor.”
Ingeborg Bachmann ‘ ın Paul Celan ‘a 1949 da yazdığı bu aşk mektubunu okuyunca şimdiki aşklar çok yavan geldi gözüme.
Binlerce kilometrelik mesafe yıllarca engel olamamış bu aşka. Oysa şimdi iki gün görüşmeyince unutulan büyük aşklar dönemi yaşanıyor.
Düşünmeden edemiyorum neden aşkı bu derece hoyrat kullandık biz? Neden ona hak ettiği değeri veremedik, yerlerde sürükledik, ayaklar altına aldık? Ve neden şimdi herkesin dudaklarında “gerçek aşk kalmadı artık” cümlesi özlemle dolaşıyor?
Kalp Zamanı Mektuplar… Okuyun özleminiz çoğalsın.
A.Kgil




Gerçekten harikaymışş.Eskiden aşklar bile daha güzelmiş demek ki….